Türkiye'nin Deprem Gerçeği

Türkiye, jeopolitik konumu ve topoğrafik özellikleri yönünden 1. dereceden deprem bölgesidir. Türkiye’nin konumu pek çok önemli fay hattının üzerinde bulunmaktadır. Nüfusun %70’i birinci ve ikinci dereceden deprem bölgeleri üzerinde ikamet etmektedir. Türkiye toprakları üzerinde kurulmuş olan pek çok medeniyet tarih boyunca depremle karşı karşıya kalmıştır. Türkiye Cumhuriyeti de aynı şekilde kuruluş tarihinden bu yana pek çok yıkıcı deprem deneyimi yaşamıştır. Bu depremlerin en önemli olanları tarih sıralamasına göre şu şekildedir;

- 1939 Erzincan Depremi: Bu deprem 33 bin kişinin ölümüne neden olmuştur. Gece saat 2:00’de meydana gelen depremde Erzincan 52 saniye boyunca, 8 şiddetinde sarsılmıştır. Bu deprem Erzincan’ı tamamen haritadan silmekle birlikte, çevre illerden birçoğunu da önemli derecede etkilemiştir. Şehrin çevre illerle iletişimi tamamen kesildiğinden dolayı, yardım ekipleri 2 gün sonra Erzincan’a girebilmişlerdir.

- 1944 Bolu Gerede Depremi: 1 Şubat 1944 tarihinde meydana gelen bu deprem 7,4 şiddetindeydi. Çok sayıda can ve mal kaybı meydana geldi. Kentin güney bölümü özellikle ağır hasara uğradı.

- 1983 Erzurum Depremi: Bu deprem 30 Ekim 1983 tarihinde meydana geldi. 6,9 büyüklüğündeki depremde çok sayıda can ve mal kaybı oldu. Bölgede çok sayıda yarık oluştu.

- 1999 Gölcük Depremi: 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen Gölcük Depremi 7,5 depremindeydi. Deprem tüm Marmara Bölgesi’nde yoğun bir şekilde hissedildi ve büyük çapta can ve mal kaybına neden oldu. Resmi raporlara göre 17.840 kişi öldü, 16 milyon kişi depremin sonuçlarından etkilendi. Bu deprem son yüzyılın en büyük depremlerinden biri olarak tarihe geçti.

Bölge Bölge Deprem Kuşakları

Türkiye, konum olarak en aktif deprem kuşaklarının üzerinde yer almaktadır. Bu nedenle ülkemiz büyük depremlerin her an gerçekleşebileceği bir bölgedir. Tarihteki büyük depremler de bu durumu ispatlar niteliktedir. Türkiye, yerleşim açısından deprem haritası göz önüne alınarak tasarlanmamıştır. Bu nedenle depremlerin etkileri de daha yıkıcı olmaktadır. Türkiye nüfusun %50’sinden fazlası 1. dereceden deprem bölgelerinde, %70’inden fazlası 1. ve 2. dereceden deprem bölgelerinde yaşamaktadır. Bu nedenle toplumun mutlaka depreme karşı eğitilmesi gerekmektedir. Pek çok kişi deprem anında nasıl davranması gerektiğini bilmemektedir. Can kaybını azaltmak adına toplumu bilinçlendirmek ve binaları depreme karşı dayanıklı şekilde tasarlamak elzemdir.

Türkiye’nin üzerinde bulunduğu deprem kuşakları; Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı, Güneydoğu Anadolu Deprem Kuşağı ve Batı Anadolu Deprem Kuşağı’dır. Türkiye yüzölçümünün %42’si birinci dereceden deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır. İstanbul’un bir kısmı, Ankara’nın bir kısmı, Bingöl, Aydın, İzmir, Hatay ve Hakkari 1. dereceden deprem bölgesi üzerinde yer alıyor. Bununla birlikte Adana, Adıyaman, Ağrı, Bitlis, Edirne, Giresun, Isparta, Sakarya, Tokat gibi önemli illerimizin pek çoğu da riskli deprem bölgeleri üzerinde yer alıyor.